|
İnternette Hukuk
İnternetin her türlü bilgi ve erişime açık yapısı nedeniyle, her ülkenin yasal organları, bu sınırsızlığa bir limit koymaya çalışmaktadır. Demokratik ülkelerde, konuşma özgürlüğünün bulunması, bu bilgilerin bazı kitleleri olumsuz yönde etkilemesine neden olabilmektedir. Bu yüzden, toplumun bakış açısını değiştiren bir gelişme olabilmesi ihtimaliyle, yeni düzenlemelerin yapılması gerekliliği ortaya çıkmaktadır.
Kitle İletişimi
Kitle iletişimi, teknik, sosyal, kültürel, ekonomik ve hukuk açısından düzenleme gerektirmektedir. Çünkü kitle iletişimin amacı, insanları eğlendirmek, bilgilendirmek ve yönlendirmektir. Bazı mesaj ve içerikler, kitle iletişimi aracılığıyla geniş kitlelere iletilmekte ve bu yüzden ciddi bir düzenleme gerektirmektedir.
İnternet ile Yaşanan Hukuki Sorunlar ve Çözüm Arayışları
İnternet ilk olarak 1970’li yıllarda ABD tarafından askeri iletişimi sağlamak amaçlı kullanılmaya başlanmış ve zamanla günümüzdeki halini almıştır.
İnternette yaşanan hukuki sorunlar, genellikle ticari amaçlı kullanımlarda çıkan anlaşmazlıklardan kaynaklanır. Ayrıca, yasadışı örgüt ve propogandaları, kişilik haklarının ihlal edilmesi, kredi kartı dolandırıcılığı ve banka bilgileri ile ilgili dolandırıcılıklar, sahte evrak düzenlenmesi, gizli bilgilere erişmeye çalışılması gibi bazı durumlardan dolayı da hukuki sorunlar yaşanmaktadır.
İnternette işlenen suçların bir suç olarak kabul edilmesi için, yapılan eylemin kanunlarca tanımlanmış olması gerekmektedir. Bu yüzden buradaki en önemli nokta, hükümetlerin bu eylemleri yasalarla suç olarak tanımlaması gerekliliğidir. İnternette yapılan ve suç teşkil eden eylemlerle ilgili henüz düzenlenmiş detaylı yasaların bulunmaması ve halen bazı açıkların bulunmasından dolayı, hukuki açıdan büyük zorluklara neden olmaktadır.
İnternetle ilgili ilk yasal düzenlemeler, internetin bulucusu olan ve bu yüzden en uzun internet kullanım süresine sahip olan ABD’den gelmiştir. İlk başlarda özellikle pornografik ve şiddet içerikli yayınların sahiplerine ağır cezalar getirilmiş, ancak daha sonra bu sınırlamaların Anayasa’ya aykırı olduğu düşüncesiyle cezalar kaldırılmıştır. Varılan sonuca göre, demokratik toplumlarda, bilgi ve fikir alışverişinin sağlayacağı yararların, internete getirilen sansür den daha fazla olacağına karar verilmiştir.
Avrupa’da ise yaklaşık 30 ülke tarafından imzalanan ve bu alandaki ilk uluslararası belge olarak kabul edilen “Avrupa Konseyi Siber Suç Sözleşmesi” de malesef beklenildiği gibi etkili olamadı. Sınırlı maddelerden oluşan ve detaylı bir düzenleme olmayan bu sözleşme, duruma sadece yüzeysel bir çözüm getirme ile sonuçlandı.
Ülkemizde ise internet hukuku konusunda fazla bir geçmişe sahip değiliz. 2001 yılında başlamış olan bu çalışmalarla İnternet Kurulu kurulmuş, kamu ve özel sektör temsilcileri ile bilir kişilerden oluşan bu Kurul, bazı düzenlemeler yapmaya çalışmıştır. Ayrıca, Emniyet Müdürlüğü’nde kurulan Bilişim Suçları Araştırma Büro Amirliği de bu çalışmların bir parçasıdır.
Türk Ceza Kanunu’ndaki Bilişim Suçları
Türk Ceza Kanunu’nda, ilk olarak 1991 yılında, Bilişim Suçları’na yer verilmiştir. Kanunda yer alan bazı maddelere göre:
T.C.K. 525 a maddesi uyarınca: İnternet yolu da dahil olmak üzere, bilgi ve verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek ve başkalarına zarar verme amaçlı kullanmak, yayınlamak ve çoğaltmak, 1-3 yıl arası hapis cezasıyla sonuçlanacak.
T.C.K. 525 b maddesi uyarınca: İnternet yoluyla ya da başka yollarla bir başkasının bilgisayarına ve içeriğindeki bilgilere zarar verilmesi (burada hacker’lar hedeflenmiş), bilgisayardaki bilgilerin değiştirilmesi, zarar verilmesi veya kendi yararları için kullanılması, internet veya bilgisayar sistemleri ni kullanarak dolandırıcılık yapılması suç teşkil etmektedir.
T.C.K. 525 c maddesi uyarınca: İnternet veya bilgisayar üzerinde bulunan belgelerin, sahte olarak düzenlenmesi ve yasal amaçlı işlemlerde kullanılması işlemi suç teşkil etmektedir.
Ayrıca Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’ndaki Bilişim Suçları ve Düzenlemeleri’nde, telif haklarına yer verilmiştir. Bu Kanuna göre, telif hakkı bulunan eserlerin izinsiz olarak kullanılması, internet üzerinden indirilmesi gibi uygulamalar suç olarak kabul edilmekte, maddi ve manevi tazminat cezası bulunmaktadır.
Elektronik ticaret alanında yaşanan yasal sorunlar ise, internet ortamında sözleşmelerin kurulması, sözleşmelerde şekil ve ispat sorunu, elektronik ticarette satıcının yükümlülüklerini yerine getirmesi, alıcının borcunu ödemesi, e-ticaret reklamları, haksız rekabet kapsamında değerlendirilmektedir.
T.C.K. internet hukukunda yer alan diğer konular ise; internetteki fikri haklar, devletler hususi hukuku, alan adı (domain name), link verme, kişilik hakları, internet yayın ve içeriğine karşı hukuki başvurular ve cezai sorumluluklar vb.dir.
Çok yakın zamanda, toplum ve ulusların, birbirlerine üstünlük sağlama şekli, askeri güç, nüfus fazlalığı, ekonomileri ile değil, ellerinde bulunan bilgiler ve teknolojik üstünlük ile olacak. Bu yüzden bilgiye erişimin en etkili şekilde kullanılabilmesi ve bu konuda koruma amaçlı bazı yasalar getirilmesi oldukça büyük önem taşımaktadır.
İnternet Etiği
Yıllardır internet kullanımına yasal bir sınır getirmeye çalışan resmi organlar, hukuk ve yasaların, hızla gelişmekte olan internet teknolojisine yetişemeyecekleri fikrini kabul etmektedir. Ne kadar çok üzerinde çalışılsa da, oldukça geniş içeriği olan internette yaşanan sorunların da içeriği geniş olmakta ve bu duruma bir standart getirmek de mümkün olmamaktadır.
Bu yüzden yasalardan çok internet etiğinin geliştirilmesine çalışmak, belki de bu duruma getirilebilecek en uygun çözümdür. Yazılı olmayan kurallardan oluşan internet etiği, kişilerin internet ortamında da karşılıklı saygı ve anlayışa dayalı bir iletişim geliştirmesi gerekliliğidir.
Dijital İmza ve Hukuki Güvenirliği
El yazısı ile atılan imzanın kim tarafından atıldığı ve doğruluğu çeşitli yöntemlerle tespit edilebilirken, bilgisayar üzerinde oluşturulmuş dijital imzanın güvenirliğinin daha az olduğu söylenebilir. Bu yüzden dijital imzalar, oldukça güvenilir bir şifreleme ile kullanılmalı ve düzenlenmelidir.
İmzalayanın kimliğini elektronik ortamda belirlemeye yarayan ve bu amaçla kullanılan veriye elektronik imza (e-imza) denir. Elektronik imzanın en güvenilir şekilde kullanılmasını sağlamanın yolu ise en etkili şifreleme yöntemi olan dijital imzadır.
Dijital imza, kimliğinizi belirlemeye yarayan bilginin, üçüncü kişilerin erişimine kapalı tutulması, bu bilginin bütünlüğü bozulmadan kimlik doğrulaması yapılarak iletildiğini elektronik araçlarla garantileyen, harf ve sembollerden oluşmuş bir bütündür. Dijital imzanın temel amacı, el ile atılan imzanın taşıdığı tüm güvenilirliği kullanıcılara sunmasıdır.
Elektronik ticarette, klasik imza yerine B2C veya B2B kullanımının artmasıyla birlikte birçok hukuki sorun ortaya çıkmıştır. Dijital imza kullanımı, bu soruna büyük ölçüde çözüm getirmektedir.
Etiketler : Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, Hukuki Sorunlar ve Çözüm, internete getirilen sansür, İnternette Hukuk, kredi kartı dolandırıcılığı
|